Ana Menü
Diyanet
Kur'an Ziyafetleri...
İlçe Kaymakamı
İlçe Müftüsü
Bakanımız
Vaiz
Daire Personeli
İmam-Hatip
İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU
Kur'an Kursu
Camilerimiz
İlçemiz Hakkında
Kur'an-ı Kerim
Dini Bilgiler
Görüntülü Hatim
Dini Kitaplar
Faydalı Linkler
Kurul Kararları
Dini Sorular
Çizgi Film ve Klipler
İslamın Aydınlığında (İzle)
Ezan Dinle
Hac ve Umre
Dini Günler (2010)
Münhal Kadrolar
2010 Yılı Sadaka-ı Fıtır Miktarı
İL MÜFTÜLERİ SEMİNERİ SONUÇ BİLDİRGESİ
Diyanet İşleri Başkanlığı’nca mutat olarak düzenlenen İl Müftüleri Semineri 18-20 Aralık 2009 tarihleri arasında Rize’de gerçekleştirilmiştir. Üç gün süren ve dört komisyon halinde yapılan oturumlarda “Yeni Yasa Taslağının Getirdiği Yapısal Değişim ve Diyanet İşleri Başkanlığının Geleceği”, “IV. Din Şûrası Kararlarının Uygulamaya Yönelik Yönlerinin Değerlendirilmesi”, “Sosyal İçerikli Din Hizmetleri”, “Bayan Din Görevlilerinin Algı ve Hizmet Açısından Sorunları”, “Yeni Atama Yönetmeliği Çerçevesinde Personel Hareketliliği Uygulamaları ve Performans Ölçümü” “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Yurtdışı ile İlişkileri”, “Kardeş Şehir Projeleri”, “Camilerde Kur’ân Öğretimi Projesi” ve “Hafızlık Eğitim Programı” gibi konular müzakere edilmiş ve Başkanlığımızın üstlenmiş olduğu dini rehberlik görevinin içeriği ve uygulama alanları toplumsal gelişmeler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmiştir. Başkanlığımızın üst düzey yöneticileri, il müftüleri ve bayan il müftü yardımcılarının katılımıyla gerçekleştirilen Seminer sonucunda aşağıdaki hususların kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir: Kararlar için tıklayınız...
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi 1
Bugün Toplam 12
Toplam Ziyaret 5335
VEDA HUTBESİ
Allah'a hamd-ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü amellerimizden O'na sığınırız. Allah'ın hidâyet ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz. Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz. Şehâdet ederim ki Tanrı yoktur, sadece Allah vardır! Bir'dir, eşi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed, O'nun kulu ve Rasûlüdür.Ey Allah'ın kulları !.. Allah'tan korkmanızı ve O'na itaat etmenizi vasiyet ederim. Ey İnsanlar!... Sözlerimi iyi dinleyiniz... Çünkü bu seneden bonra bir daha sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı bilmiyorum.. Ey İnsanlar!.. Bugünün ne günü olduğunu biliyor musunuz? Burası, Belde-i Haram'dır.(Mekke'dir) Bugününüz nasıl mukaddes bir gün, bu ayınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz nasıl mukaddes bir şehir ise, biliniz ki canılarınız, mallarınız, ırzlarınız da; bu mukaddes gün, bu mukaddes ay, bu mukaddes şehir gibi yek diğerinize karşı mukaddestir. Bunlara tecavüz haramdır. Ey Ashabım!... Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünki her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Ashabım ! ... Eskiden câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Rabia'nin kan davasıdır. Ashabım! ... Her türlü riba (tefecilik) kaldırılmıştır İlk kaldırdığım riba, Abdulmuttalib'in oğlu Abbas'ın ettiği ikrazlardır(borç vermelerdir) Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Eski câhiliyet devrinden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. Borçlular, alacaklılara yalnız aldıkları parayı ödeyeceklerdir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız... Ashabım!. Kimin yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olan, kefaletin sorumluluğunu üstüne alır. Ey İnsanlar! Bugün şeytan sizin topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat kurmak gücünü ebedî sûrette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olursunuz. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız! Ey insanlar ! ... Kadınların haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah'tan korkunuz. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini , sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları uyarıp, sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû bir şekilde hertürlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlamanızdır. Onlar sizin haklarınıza riayet etsinler...Siz de onlara nezâketle muamele edin. Bir kadının kocasının izni olmadıkça onun malından bir şeyi başkasına vermesi, helâl olmaz. Kölelerinize gelince... Onlara da yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe çalışın. Affedemeyeceğiniz bir hata işlerlerse kendilerine izin verin. Fakat asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da Allah'ın kuludur. Ey müminler!.. Sözümü iyi dinleyin, iyi anlayın... Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız... Adem ise topraktandır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde üstünlüğü yoktur. Şeref ve üstünlük, ancak fazilet iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Bütün müslümanlar kardeştir, eşit hakka mâliktir. Din kardeşinize ait olan herhangi birşeye, bir hakka tecavüz etmek, gönül rızası ile olmadıkça, başkası için helâl olmaz. Haksızlık yapmayın...Haksızlığa da boyun eğmeyin. Ahâlinin haklarını gasp etmeyin. Sakın benden sonra kâfirlerin yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın.. Ey Müminler! Size iki emanet bırakıyorum..Siz onlara sıkı sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız. O emanetler de Allah'ın kitabı Kur'ân ve Benim Sünnetimdır!. Ey Ashabım! Nefsinize zulmetmeyin...Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Ey İnsanlar! Allah , herkese düşen miras hakkını Kur'ân 'da bildirmiştir. Mirasçılar için ayrıca vasiyetnâme yapmaya hâcet yoktur. Ey İnsanlar! Her câni kendi suçunundan kendisi sorumludur. Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez. Hiç bir evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz. Ey İnsanlar! Mutemâdiyen dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri, yerleri yarattığı günki vaziyete dönmüştür.. Bir yıl, ay ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram aylardır. Bunlardan üçü, arka arkaya Zilka'de, Zilhicce, Muharrem'dir. Dördüncüsü Receb'tir, ki Cümade-l âhire ile Şaban arasındadır. Bu sene haram aylar eskilerine geldi. Hac mevsimi yine Zilhicce'nin onuncu gününe rastladı. Ey İnsanlar! Allah'a kulluk edin. Beş vakit namazınızı kılın.Ramazan orucunu tutun. Emirlerime itaat edin. O takdirde Rabbinizin Cennetine girersiniz. Ey İnsanlar! Aşırı gitmekten sakınınız. Sizden öncekilerin mahvolmalarının sebebi, dinde ifratta olmaları idi. Hac usûllerini benden öğrenin. Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra bir daha haccedemem. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki, kendisine bildirilenler, burada bulunanlardan daha iyi anlayarak bunları korumuş olurlar. Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar.. Ne dersiniz? Risâletimi tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?.. (Ashab bu soruya hep bir ağızdan "EVET!..Yemin ederiz ki tebliğ ettin. Bize nasihat ve tebligatta bulundun. Böylece şehâdet ederiz." der. Vâdi artık bu sözlerle çalkalanmaktadır. Allah Rasûlü parmağını havaya kaldırarak, üç kez; "Şâhid ol Ya Rabbi!" "Şâhid ol Ya Rabbi!" "Şâhid ol Ya Rabbi!" Buyurur.